Cumhur(İ)yet’in (K)aynağı

Merhaba,

Firmaların gücü’nün çapı elindeki insan kaynağının çapı kadardır. İnsan Kaynakları stratejik bir departmandır. Çünkü üretimin amacı ve aracı yine “insan”dır.

29 Ekim tarihi Cumhuriyet bayramımız. Cumhuriyet sayesinde birey olabildik. Ölçü birimleri, tatil dönemleri, alfabemiz, eğitim sistemimiz vb. devrim/reformlarla dünya’ya entegre oldu. Bu entegrasyon sayesinde ekonomik açıdan güçlendik ve belirli bir mesafe kat ettik. Aynı zamanda global iş dunyasına Muhtar Kent gibi CEO’ları kazandırdık. Ulusal markalarımız dünya markaları arasında yer almaya başladı. Dünya ekonomik sistemine artı değer sağlamaya başladık. Bunların hepsini savaştan yeni çıkmış, halkın %8’i okur yazar olan ve sanayisi olmayan Cumhuriyet başardı. Peki nasıl? En önemli kaynağa yani insana yatırım yaparak başardı. Kuruluşundan sonra 92 yıl içerisinde yatırımının meyvelerini bilim, spor, ekonomik, askeri alanlardaki başarılarla aldı. Cumhuriyet’in arkasındaki güç bütünleştik insanların gücüdür. Ortak aklın gücüdür. “İnsan kaynağının” gücüdür. Tıpkı işletme yönetimindeki gibi.

emreinanckarakas

İnsan Kaynakları profesyoneli olarak insana yatırım yapan ülkemizin büyük bayramını kutlarım. Yapılanlar bize daha büyük projeler için ilham vermektedir.

Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi; “…Fakat, yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz.
Çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.

Ne mutlu Türk’üm diyene!”

Emre İnanç Kayatürk
İnsan Kaynakları Profesyoneli

Reklamlar

Bu Blog PERYÖN İK Blog Yarışması’nda Yarışıyor

Merhaba

PERYÖN, 23.sü’nü düzenlediği İnsan Yönetimi Kongresi’nde, 3. İK Blog Ödülleri’ni bloggerlarla buluşturacak.

Açıkçası tanıma şansı bulduğum diğer İK Bloggerları hem işlerinde hemde yazılarında profesyonelliklerini ortaya koymaktadır. Bu açıdan gayet zevkli bir yarışma olacak. Yarışma kelimesini kullanıyorum ancak bana göre bu bir yarışma değil. Çünkü yarışmanın içerisinde rakipler vardır. Unvanımızda “insan” kelimesi geçen bir mesleği icra ediyoruz. Bizim için en önemli konu “insan”dır. İnsanın gelişimi ve verimliliğinin arttırmak bizim başlıca görevlerimizden bir tanesidir. Bu yüzden diğer Bloggerlar rakip değil dostlarımdır.

Daha önce tweetini attığım gibi “İK Blogları, Akademik Dünya ile İş Dünya’sı arasındaki boşluğu tamamlamaktadır.” İnsan Kaynakları Bloggerları yazılarında hem teoriyi hem pratiği işlemektedirler. bireyler yazıları okudukça farklı bakış açıları ile problemler çözmekte veya bilmediği konularda bilgilenmektedirler. Bu açıdan toplumsal gelişime katkıda bulunan tüm İK blogger dostlarıma buradan teşekkür ederim. Yarışmada 2015’in en iyi blogları seçilecek ancak kazananlar İK blogları değil toplum olacaktır. Çünkü bu gibi etkinlikler internette içerik üretimine destek olmaktadır.

İnsan Kaynakları Bilimi Bloğu PERYÖN’nün düzenlediği 3. İK Blog Ödülleri yarışmasına katılmaktadır. İnsan Kaynakları Bilimi bloğuna oy vermek isterseniz aşağıdaki görsele tıkladıktan sonra İnsan Kaynakları Bilimi Bloğunu seçerek oy verme işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Tüm İK Bloggerlerına başarılar diler, İnsan Kaynaklarının gelişimine destek olan herkese İK Profesyoneli olarak tekrar teşekkür ederim.

Emre İnanç Kayatürk
İnsan Kaynakları Profesyoneli

PIYK23-aday-buton

Salon İK & Saha İK

Merhaba,
Akademik bilgi, pusula ve harita ikilisi gibidir. Doğru istikameti ve nerede olduğunuzu gösterir. Herşey yer almaz akademik eğitimde. Bu sebeptendir ki; şirketler eğitim birimi kurmakta ve çalışanlarını eğitmektedir.

İnsan Kaynakları Yönetimi, bilindiği üzere ithal ettiğimiz bir kavramdır. İK ne olmalı ne olmamalı derken Türk Piyasaları artık İK’yı -tam sayılmasa da- içselleştirmiş ve misyonlar vermiştir. Genel olarak ücret, işe alım, eğitim yönetimleri İK bünyesinde bulunmaktadır. Organizasyon büyüdükçe İK’nın sorumluluk alanında büyümekte ve diğer fonksiyonlarıda yerine getirmektedir. Özetle; Türk tipi işletme yönetimde İK’nın büyüklüğünü, yetkisini ve “gücünü” organizasyonun büyüklüğü ve üst yönetimin İK’ya bakışı belirlemektedir.

Yetkisel anlamda sektörde burada çok önemlidir. Sektör demişken bazı sektörler vardır perakende, banka, satış gibi kurumların organizasyonu dağınık bir yapıdadır. Dağınık yapı içerisinde pozisyonları hızlı kapatabilmek, saha (satış/pazarlama) ile dirsek teması çalışmak için İK Yöneticileri sahada Insan kaynakları çalışanları istihdam etmektedir. Bu İK çalışanlarına Bölge İK, Saha İK gibi unvanlar verilmektedir.

Bir de merkez kadrosunda Istihdam edilen İK’cılar vardır. Bu İK’cılar ise Merkez İK veya Salon İK denilmektedir.

(Yazımda kafiye anlamı olduğu için kavramlar Saha ve Salon İK şeklinde işlenecektir)

Her iki pozisyonda İK olmakla ve İK fonksiyonlarını yerine getirmekle birlikte; bu iki pozisyon  aslında ekonomiye, firmaya, problemlere, çözümlere daha farklı yaklaşmaktadır. Bu farklı bakış sebebiyle aralarında farklılıklar vardır. Bu farklılıkları işlerken genelleme yapıldığını ve önermelerin çalışana, kurum kültürüne göre değişebileceği unutulmamalıdır.

  • Salon İK merkez ofis ortamında, Saha İK ise sahada çalışmaktadır,
  • Salon İK, insan kaynakları fonksiyonlarından birisinde uzmanlaşmıştır. Saha İK ise sorumlu olduğu alan, çalışan sayısı vb. parametreler küçük olduğu için insan kaynaklarının tüm fonksiyonlarını yerine getirir,
  • Salon İK için prosedürler, protokoller, emir komuta zinciri önemlidir,
  • Saha İK’da ise hedeflerin ne olursa olsun gerçekleşmesi önemlidir,
  • Saha İK prosedürleri angarya iş olarak görür,
  • Saha İK biraz daha esnek çalışma saatlerinde çalışmaya alışkındır Salon İK’nın ise zamanı daha planlıdır,
    (Hal böyle olunca sahada vaktini istediği gibi değerlendirir. Salon İK ise üst yönetime yakın olduğu için hep göz önündedir. “Arazi” olma gibi şansı yoktur çünkü lokasyonu arazi değil ofistir, ;))
  • Salon İK sisteme odaklıdır Saha İK ise duruma/olaya odaklıdır,
  • Salon İK plaza dilini kullanır. Saha İK ise yerel şiveleri kullanır,
  • Salon İK daha sakin dingin yapıdadır. Saha İK ise daha heyecanlı, hareketli bir yapıdadır,
  • Salon İK stratejik Saha İK ise daha pragmatik düşünür,
  • Salon İK için prestij, saha İK için ücret ön plandadır,
  • Salon İK çoğunlukla kurumun tamamını, Saha İK ise sorumlu olduğu alanı düşünür.

Bunlar benim gözlemlediğim farklardır. Peki hangisi iyidir,  güçlüdür? diye sorarsanız. Yanıt veremem. Çünkü ikisininde aynı mesleği yapmasına karşın görev ve sorumlulukları, çalışma koşulları farklıdır.

Teşbihte hata olmaz. Saha İK bir F-35 savaş uçağı ise Salon İK bir Discovery  uzay mekiğidir.

Discovery, atmosferi inceleyecek, bilimsel araştırma yapacak, kuş bakışı analiz yapacak,ve koordinasyonu sağlayan uyduları yerleştirecek ki; F-35 aldığı verilerle hedefine başarılı sortiler gerçekleştirebilsin. Bu sebeple her iki İK’da son derecede gerekli ve stratejik pozisyondur. Adsız

Fikrimce fırsatınız varsa; her iki pozisyonda da çalışın, deneyim elde edin.  Dikkat etmeniz gereken nokta; kariyer basamaklarını daha çok merkez kadro çıkar.

Emre İnanç Kayatürk
İnsan Kaynakları Profesyoneli 

İK ve Teknoloji 

Merhaba,

Yapıcı eleştiriler önemlidir. Biraz sonra okuyacağınız makalem yapıcı eleştiri niteliğindedir. Makalemin ana düşüncesi herhangi bir markaya, kuruma veya meslek sahibine “ukalalık” yapmak değildir. Ana fikir, iş yapış şekillerimizi mükemmelleştirmek için profesyonellere ilham olmaktır.

Beni tanıyanlar bilir teknolojiyi severim. Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırır. İş yaşamında teknoloji verimliliğimizi arttırmış bize yeni pazarlar açmıştır. Bilgisayarlar, teknolojinin bize sağlamış olduğu en iyi üründür. Bilgisayar bölümü okumadım. Bir bilgisayar mühendisi değilim Ben İnsan Kaynakları Uzmanıyım ve bugünkü yazımı son kullanıcı sıfatıyla yazıyorum.

İş yaşamında hızlı ve doğru karar almak stratejiktir. Akıllı telefonlar ve tablet PC’ler bizi mobil kılmıştır. Peki bu cihazlardan yeterince yararlanabiliyor muyuz? Bence hayır. Rapor hazırlamak, logo tasarlamak, eğitim tasarımı yapmak, hatta yazı yazmak için hala hantal notebooklara, masaya ve sandalyeye ihtiyacımız var. Çünkü bu yazdıklarımı yapabilecek programlar bilgisayarlar için tasarlanmıştır. Mobil cihazlardaki uygulamalar bilgisayarlar için tasarlanmış programların gölgeleridir. İşin içine fare klavye Kullanma alışkanlığı da girdiğinde mobil cihazlar (akıllı telefonlar, tabletler) pahalı oyuncaklar olmadan öteye geçemiyor. Mobil cihazlar aslında birer ekrandan ibarettir onları işlevsel kılan şey uygulamalardır.

Şimdi iş ilanını tablet veya telefon kullanarak çıkmak zorunda olduğunuzu düşünün. Önce internet tarayıcısını açacaksınız. Bir tuşa tıklamak için ekranı büyütmek zorunda kalacaksınız. Bir şey yazmak istediğinize alttan klavye çıkacak ekranın tümünü göremeyeceksiniz. Yazıyı yazsanız bile karakterlerin uyumluluk sorunları olacak. * şeklinde madde işareti ekleyeceksiniz ilanı yayınladıktan sonra # olarak görülecek. Tabi parmağınız ekranın yanlış bir yerine dokunmazsa adımlar bunlardır 🙂 Ne kadar kolay(!) değil mi? Bir de ilana başvuran adayların CV’ lerini mobil cihazlar üzerinden incelediğinizi düşünün. Adayın cv’si açılacak farklı bir uygulama pdf okuyucuyu açacak, Cv’yi yazdırmak isteyeceksiniz yazdırtmayacaksınız vs vs vs

Saha işe alımında mobil olmak çok önemlidir. Açıkçası hantal bir bilgisayarı taşımaktansa tabletimi taşımak daha opsiyonel . Fakat kariyer sitelerine tablet üzerinden yukarıdaki kolay(!) adımları geçerek kullanmak zorunda kalıyorum. Bence kariyer siteleri özellikle işverenler için güçlü, pratik uygulamalar geliştirmek zorunda.

Sadece kariyer siteleri mi? ERP yazılım şirketleri, eğitim şirketleri, sosyal portallarda gölge uygulama yerine işlevsel uygulamaları yapmak zorunda. Nasıl yapacaklarını yazılımcılara bırakıyorum. Dedim ya; son kullanıcı olarak yazıyorum. İşe yarar mobil uygulamalar sahaya inen biz İK’cıların işlerini daha fazla kolaylaştırmaktadır.

Emre İnanç Kayatürk

İnsan Kaynakları Profesyoneli