İK bloggerları, Haydi Gelin Biraz Kapitalizm’den Konuşalım

Merhaba,

Kapitalizm nedir? Topluma “kapitalizm nedir” diye sorarsanız büyük çoğunlukla olumsuz geri bildirim alırsınız. Sömürü, insanlık dışı, doğa katliamı vs vs vs. Hoş, dünya tarihi kapitalist olmayan kumanda ekonomisi ile yönetilen ülkeleri de gördü. O ülkeler o kadar çok iyi ve güzeldi ki; ülke yöneticileri vatandaşlarını içeride tutabilmek için duvar örüp, kulelere keskin nişancı yerleştirmişti 🙂
Kapitalizm nedir? Kapitalizm sözlük anlamı olarak “anamalmacılık” demekmiş 🙂 Yani, üretim araçlarının özel ellerde bulunmasına, anamala ve kâr amacına yönelik üretime dayanan toplumsal düzene verilen isimmiş. Kapitalist dünyada önemli olan kar sağlamaktır. Kar sağlamayı doğaya değer veren, etik ilkelere uygun yaparsanız Sürdürülebilir Kapitalizm olur. Sadece kar sağlamak için doğayı katleder, etik ilkelerinizi çiğnerseniz bu da “Vahşi Kapitalizm” olur. Vahşi kapitalizmin sonuçlarını merak ediyorsanız mikro açıdan İstanbul’un arka sokaklarına, makro açıdandan da İstanbul’a kuş bakışı bakmalısınız.

İnsan, duyguları, handikapları, ideallaeri, mucizeleri olan bir canlıdır. Dünyada çok fazla insan var. Avrupalı, Uzakdoğulu, Afrikalı…. Biz Türkiye Türkleri tipik Akdeniz insanıyız. Duygusal insanlarız. Bir anda birisini çok severiz. Bir anda da o kişiden nefret ederiz. Pek istikrarlı olduğumuz söylenemez. “Türk gibi başla Alman gibi bitir” diye bir deyim vardır. Bu deyim aslında Bizi ve Almanları anlatıyor. Kısa bir süredir İk bloggerların neden yazı yazmadığı konusu Bloggerlar tarafından konuşuluyor. Evet bu aralar İK bloggerları suskun. Ben pek öyle değilim. İstikrarı severim. Her ay 1 makale yazıyorum. Eskiden de öyleydi. Kendi deyimimle butik yazı yazıyorum.

Her neyse, İk bloggerları neden yazmıyor? diye sorumuz vardı.

  • Bazıları zaman darlığından,
  • Bazıları hevesleri kaçtığı için,
  • Bazıları farklı konulara yöneldiğinden,
  • Bazıları yöneticisinden baskı yediğinden,
  • Bazıları yazıları RT edilmediğinden,
  • Bazıları yeterince kar sağlamadığından dolayı yazmadıklarını belirtiyorlar.

Gelin biraz da madalyonun diğer tarafından konuşalım; Bilmiyorum farkında mısınız yaklaşık 2 yıldan beri ekonomik dalgalanmalarla uğraşıyoruz. (Bence ekonomik kriz ama biz yine de dalgalanma diyelim) Bu dalgalanmalar sebebiyle tabiri caizse her harcama alt düzeye çekildi. Reklam harcamaları, İnsan kaynakları, diğer kurum projelerine yatırımlar dip yaptı. Kapanan şirketler sebebiyle de işsizlik; bunun sonucunda da iş arayan sayısı arttı.

İnsan kaynakları departmanı çalışanları ise –baskı ve stres sonucu olduğunu düşünüyorum- hümanist uygulamaları bir kenara bıraktılar. Adaylara geri dönmeyen mi dersiniz, Linkedin’de saçma sapan paylaşımlar yapan mı dersiniz, Türkçesi bozuk özenden yoksun ilanlar mı dersiniz yoksa mülakatta adaya köyü bir şekilde  gibi davranan mı dersiniz… İşin kurum boyutuna hiç girmeyelim isterseniz. Fazla çalıştırma, çift bordro, çalışan haklarının azaltma eğilimi… Çalışan kısmından baktığımızda ise bildirimsiz işe gelmeme, iş yavaşlatma, farklı firmalarla görüşmeler, bunun sonucunda turnover… Hukuki kısmından bakarsak mahkeme süreçlerinin uzun olması, ispat yükümlülüğü (her iki taraf için de söylüyorum) çalışanların haklarını kırpan ZORUNLU ARA BULUCULUK sistemi…

Nereden bakarsanız bakın İş barışı son iki yılda onarılması zor bir şekilkde bozuldu ve bu noktada -bende dahil olmak üzere- herkes suçlu.! Bu dönem içerisinde  bence  Türk İş dünyası sadece ekonomik yönden değil, ahlaki yönden de çöküntü yaşadı. İnanılan tüm değerler bir anda yok oldu gitti. (ki bu değerlerin çoğuna da İK bloggerları inanıyordu)

Bence bazı bloggerlar farkında veya farkında değil bu sebeple yazmıyor. Yazdıklarının kıymeti olduğunu düşünmüyorlar. Herhangi bir şeyin değişeceğini de düşünmüyorlar. Makale ile hayat mı değişir?  

Değerli dostlar, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi de bir metindi.

Aslında İK Bloggerları neden yazmıyor sorusundan önce neden Türk İş Dünyası Sürdürülebilir Kapitalizm yerine Vahşi Kapitalizm uyguluyor? sorusunu sormak gerekir. Çünkü bu sistem sürdürülebilir değil ve gördüğünüz üzere sürdürülmüyor, İk bloggerarı da bunun bilincinde olduğu için pasif direniş gösteriyor.

 Türk İş Dünyası olarak Sürdürülebilir Kapitalizme geçmeliyiz. Çünkü Başka yolu yok!

Emre İnanç Kayatürk
İnsan Kaynakları Profesyoneli

Reklamlar